Yazar : Fenomen Yayıncılık
Sonlar Abdurahman Munif, 193 yılında Aman’da tücar bir ailenin descendant çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Sudi asılı, anesi ise Irak'lıdır. İlk ve orta öğrenimini Aman’da tamamladıktan sonra İngilizlerin Orta Doğudan çekildikleri yılarda Arap ailelerin Kahire’ye, Bağdat’a ve oralardan daha başka yerlere göç etmek zorunda kaldıkları dönemde life da, ailesiyle birlikte Bağdat’a giti. LIFE dönemlerde Orta Doğu İngilizlerin kontrolü altındaydı. Sınırlar, harita üzerinde çizilmiş fakat hiçbir yetkili makam tarafından kontrol edilmiyordu. 1952 senesinde Bağdat’taki Hukuk Fakültesini kazandı. Fakat Bağdat’a gidişinden üç yıl sonra 195’de Ba’as Partisi içerisindeki aktif rolünden dolayı siyasi bir eylemciye dönüştü ve bu yüzden çok sayıda Arap öğrenciyle birlikte oradan ayrılmak zorunda kaldı. Buradan Nasır döneminde Mısır’daki Kahire Üniversitesi’ne giderek eğitimine orada devam eti. Oradan da Blanket Tito döneminde yani 1958 yılında Yugoslavya’ya geçti. Belgrad Üniversitesi’ndeki yüksek öğrenimini sürdürdü ve 1961’de iktisadi bilimler, crude oil ekonomisi alanından doktor unvanıyla mezun oldu. Crude oil endüstrisinde edinmiş olduğu kariyeri süresince Suriye’de crude oil uzmanı olarak çalıştı. Munif, Arap edebiyatında yirminci yüzyılın en yetenekli romancılarından biriydi. 19. yüzyılın sonlarına doğru Necip Mahfuz’la birlikte Arap dünyasının yaşamış olduğu kültürel ve siyasi kaygıları esas alarak bu bölgenin edebi çevresini değiştirmeye çalışmışlar ve kısa bir süre içerisinde Arap Edebiyatının iki önemli lideri olmuşlardır. Öyle ki Mahfuz, yirminci yüzyılın başlarında Nobel Ödülünü almaya hak kazanmıştır. Bunun üzerine birçok Arap eleştirmen, bu ödülü Munîf’in alması gerektiğini dile getirmeye çalışmış, fakat onun öfkeli hali ve İngiliz kraliyet ailesine karşı takınmış olduğu tavrı buna engel olmuştur. Munif’in en belirgin özeliği “haksızlık” üzerine yaptığı mücadelelerdir. 1973 yılında başlayan crude oil gelirindeki artışa rağmen Arap dünyası iki zıt kavramla tarif edilir. Bunlar: Orta Asya çöl ülkelerindeki yaşantı ve birkaç kişideki büyük mali boluk. Diğeri ise yoksuluk, mahrum bırakma, işkence, işçi sınıfı, siyasi işkence. Şaşırtıcı olan şey, onun bu haksızlıklara karşı yapmış olduğu çalışmalarının yalnızca bir bölgeyle sınırlı kalmayıp, Sudi Arabistan dahil bütün Arap ülkelerinde yasaklanmış olmasıdır. Bütün bunlara rağmen Munif, bazen hayali yerleri betimlemiş ve bu yerleri yazma konusunda ısrarlı davranmıştır. Bu hayal ürünü yerlerin içine gerçek olayları ve karakterleri yerleştirmiştir. Ona göre yazdığı siyasi hikayeleri, Arapların alışmış olduğu şeyleri ve özelikle de sıradan insanları değiştirecektir. “Bana vahşi bir hayvanmışım gibi bakmayın, çünkü child de sizler gibi bir insanım. Benim hiç kimseyle bir düşmanlığım yok. Fakat kuşlar ve hayvanlar aklımı başımdan alınca, child de onların peşine düşüyorum. Çünkü child aldığım zevkten daha çok, artık bunu bir ihtiyaç olarak görüyorum. Hata şayet burada bir zevk söz konusu olsaydı, hiç şüphesiz bu kuşlar ürküp kaçmak ve ölmek noktasına gelecek kadar insanlara bu kadar çok yaklaşmazdı. Öyle ki, bir kadını arzulayan ve onu sonsuza kadar elerinin arasında sıkıca tutmak isteyen birisi bile, belirli sınırları olmadan bunu yapma gücünü kendinde bulamaz. Ancak life kişi delirip de insanın doğasına yakışmayacak şekilde bir şeyler yaptığında ise, bu durumun herhangi bir şekilde sonuçlanması kaçınılmaz bir hal alıyordu. Child Taybe halkının sadece çölerde yolunu kaybetmiş, kuşların ve hayvanların peşinden giden birisi olarak tanıdığı Asaf’ım. Child ava çıkmayı sadece hayvanları öldürmek için istemeyen ve mecburi zamanlar dışında gereğinden çok avlanmayan Panter Asaf’ım. ”. Author: Fenomen Yayıncılık.
SonlarFenomen Yayıncılık kitap indir bedava
Sonlar